Erzurum'un ilk düşünce derneği
                                 gönülde, fikirde, eylemde biriz; şehrimiz için varız                       20.11.2018 Salı
ERZURUM’UN KURTULUŞU, VATANIN KURTARILIŞININ İLK ADIMIDIR

ENER BAŞKANI AKSU:

 

”12 MART; YEREL DEĞİL, GENEL BİR BAYRAMDIR.”

 

“ERZURUM’UN KURTULUŞU, VATANIN KURTARILIŞININ İLK ADIMIDIR.”

 

“GENÇ NESİLLERİN BEYİNLERİNE “MİLLİ TARİHİMİZİ” NAKŞETMEZSEK, KAHRAMANLARIMIZI “MODEL ŞAHSİYETLER” OLARAK SUNMAZSAK, “MİLLİ BİLİNCİ” AYAKTA TUTAMAYIZ.”

 

Erzurum’un düşman işgalinden kurtarılışının 95. Yıldönümü ile istiklal marşımızın 92.kabul yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınlayan Erzurum Düşünce Ve Strateji Merkezi (ENER) Başkanı Vahdet Nafiz AKSU,“12 Mart; yerel değil, genel bir bayramdır, Erzurum’un kurtuluşu, vatanın kurtarılışına atılan ilk adım olmuştur. Bu büyük kurtuluş bayramı ile istiklal marşımızın kabul yıldönümünü kutluyorum.” Dedi.

 

Kurtuluş yıldönümlerinde şehir insanının iki temel görevi olması gerektiğine vurgu yapan AKSU: ”Bunlardan birisi kurtuluş coşkusunu doya doya yaşamak, diğeri de şehrin neden kurtarılacak hale geldiğinin muhasebesini yapmaktır.” Şeklinde konuştu.


Şanlı zaferlerimizin mimarı sembol şahsiyetlerimizi genç nesillere anlatıp tanıtmak için bugünlerin iyi bir fırsat olduğunu ifade eden AKSU, şunları söyledi:

 

“ Erzurum’u vatana armağan eden aziz ecdadımızı bu vesile ile bir kere daha rahmet ve minnetle anıyoruz. Doksan beş yıl önce bugün, nice yokluk ve imkânsızlık içinde canlar feda edilerek Erzurum, Ermeni mezaliminden,  esaret zilletinden kurtarılmıştır. Bunun sevinç ve gururunu her zerremizde hissederken, bir yandan da bir tarih muhasebesi içinde olmalıyız. Ne olmuştur da, bir şehir ve hatta bir ülke kurtarılacak vaziyete düşmüş, esaret zilletiyle yaralanmıştır. Bu tarihi mukadderatı hazırlayan sosyal, ekonomik ve tarihi gerekçeler nelerdir? Bunların hangileri kaçınılmazdır; hangileri idarî hata ve dirayetsizlikten başımıza gelmiştir? 

Kurtuluş günlerimizde bunu da düşünmekten geri durmamalıyız. Hem şanlı zaferlerin coşkusunu, hem de hezimetlerden alınması gerekli ibret derslerini genç nesillere iyi anlatmalıyız. Bu günleri birer “milli tarih muhasebesi” fırsatı olarak kabul etmeliyiz. Bu, kesinlikle bayramın neşelendirici ruhuyla tezat teşkil etmez. 12 Mart, zamanın ruhu, mekânın idrakidir.

 

Bugün çifte bayramımızın biri de istiklal marşımızın kabulüdür. İstiklal savaşımızın büyük destanı, kurtuluş imanımızın sonsuzluğa haykırılışı olan istiklal marşımızın muhteşem şairi  ''Allah bir daha bu millete istiklal marşı yazdırmasın'' demiştir. Biz de bu duaya âmin derken, ‘Allah bir daha bu şehri kurtulacak hallere düşürmesin’ diyoruz.

 

12 MART; YEREL DEĞİL, GENEL BİR BAYRAMDIR

Bütün şehirlerin kurtuluş günleri elbette çok önemlidir. Ancak Erzurum’un kurtarılışının bu genel önemi aşan bir yanı var. Eğer Erzurum, Milli Mücadele’nin başlangıcında işgal altında olsa idi, burada bir Kongre’nin toplanması mümkün olamayacaktı. Belki Atatürk Erzurum’da olduğu gibi kendini lider tayin edecek bir organizasyon imkânını bulamayacaktı. Yani seçimle geldiği ilk görevi deruhte imkânına kavuşamayacak, askerlik görevinden de azledildiği için orduyu ve milleti harekete geçirecek bir pozisyonu belki de yakalayamayacaktı. Doğu’da asayişi sağlayıp arkayı emniyete almadan, Anadolu’da yeni bir ordu teşekkülü imkânı olamayacaktı.

Erzurum Kongresi’ne zemin hazırlayan tarihi olay, Erzurum’un 12 Mart’ta kurtarılmış olmasıdır. Burada Kazım Karabekir Paşa’nın düzenli bir orduya komuta etmesi; Gazi’ye, “Ben ve kolordum emrinizdeyiz!” diyebilecek bir konumda oluşu milli mücadelemizin en kritik merhalesini teşkil eder. 

İşte bu yönüyle 12 Mart’ın, ülkemizin topyekûn kurtuluşu ile doğrudan bir bağı vardır. Bu yönüyle Erzurum’un kurtuluşu diğer şehirlerin kurtuluşundan muhteva ve mana bakımından farklılık arz eder. Kısaca ifade edersek, “Ülkenin kurtuluşuna, Millet Meclisi’nin açılışına ve Cumhuriyet’in kuruluşuna giden yol Erzurum’dan geçmiştir”. 

 

KURTULUŞUN YOLU ERZURUMDAN GEÇMİŞTİR

Bu nedenle, Erzurum’un kurtuluşu sadece Erzurum’da yapılacak kifayetsiz törenlerle geçiştirilecek bir olay değildir. Bu nedenle hem Kurtuluş bayramımızın ve hem de Kongre yıldönümlerimizin Türkiye çapında düzenlenecek şenliklerle kutlanması lazımdır. Bu görev öncelikle Cumhuriyet kurumlarına düşüyor. Sonra da Türkiye’nin dört bir bucağındaki Dadaşlar’a.

KUTLAMALAR ŞÖLENE ve KÜLTÜREL BOYUTA TAŞINMALI

 

Cumhuriyet dönemi boyunca, Milli Eğitim veya Kültür Bakanlıklarımız veya Üniversitelerimiz, “Erzurum’un Kurtuluşu” nu konu alan, konusu“23 Temmuz” olan kompozisyon, şiir yarışmaları düzenlenmemiş olması ciddi bir eksikliktir.

 

Hiç değilse bundan böyle TRT, Devlet Tiyatroları veya Konservatuarlar, 12 Mart ve 23 Temmuz konularını işleyen müzikal, tiyatro eserleri için ulusal çapta bir yarışma açalı,  eserler sahnelemelidir. Fikir ve sanat âleminin bu ciddi konulara ilgisi sağlanmalıdır. Daha da önemlisi, kurtuluş ve anma etkinliklerinde sivil örgütler insiyatif almalıdır. Bu işler resmi formattan çıkarılmalı, halka mal edilmelidir.

 

Öte yandan, bu vesileyle Ermeni mezalimi müzesi önerimizi tekrarlıyoruz. Vatandaşımız olan Ermenileri dışlamadan, onlara husumet beslemeden, diasporanın ‘Soykırım’ iftirasına karşı milli duruşun merkezlerinden birisi de Erzurum olmalıdır.

 


Her nerede yaşıyorlarsa yaşasınlar, bütün hemşerilerimiz kendi şehirlerindeki faaliyetlere lütfen ilgi göstersinler. Hatta çoluk çocuklarını da alıp şenliklere götürsünler. Evlatlarına kurtuluşun ehemmiyetini üşenmeden anlatsınlar.

Genç nesillerin beyinlerine “MİLLİ TARİHİMİZİ” nakşetmezsek, kahramanlarımızı “model şahsiyetler” olarak sunmazsak, “MİLLİ BİLİNCİ” ayakta tutmamız mümkün müdür? Dünya dadaşlarının 12 Mart Bayramını ve istiklal marşımızın kabul yıldönümünü kutluyorum.”

 



Facebookta Paylaş      Arkadaşına Öner